Terle yaşanan kaybı daha fazla su içerek önleyin

0














Suyun hayat olduğunu ve oksijenden sonra insan hayatı için gerekli olan en önemli ikinci madde olduğunu söyleyen Beslenme Uzmanı Fatma Uçan, “Su hayattır desek, hiçbirimiz için yanlış bir tabir olmaz. Su oksijenden sonra insan hayatı için gerekli olan ikinci en önemli madde diyebiliriz. İçerisinde bulundurduğu potasyum, sodyum, fosfat ve kalsiyum gibi minerallerle de bizim için hayati önem taşır. Bir kişinin yaklaşık olarak vücut ağırlığının yüzde 50’si ila 70’ini su oluşturur. Yine aynı şekilde kanın yüzde 83’ünü, beynin ve kasların yaklaşık yüzde 75’ini, yine aynı şekilde kemiklerin yüzde 22’sini su oluşturur. Su bizim için hayati önem taşır. Su tüketimi metabolizmayı hızlandırır. Metabolizmayı hızlandırdığı gibi yine vücut aktivitesini yani kişinin canlılık halini de artırır ve gün içerisinde daha ağrısız, daha kendini zinde hissetmemize destek olur. Cilt için kıymetlidir, elastikiyeti artırır. Aynı zamanda saçtaki kepeklenmeler ve kırılmaların da önüne geçmekte önemli bir faktördür. Derideki pullanmaları engellemede birebirdir diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Su içmek hastalıklardan da koruyor”

Böbrek hastalıklarından korunmak için suyun hayati önem taşıdığını ifade eden Uçan, “Anne ve anne adayları için karnımızdaki bebeğin sıvısını desteklemeye faydalı olduğu gibi sonrasında da anne sütünü destekler ve süt yapımına yardımcı olur. Su kaybına bağlı unutkanlığın da önüne geçebilir. Çünkü biraz önce de bahsettiğimiz gibi beynin yaklaşık yüzde 75’ini su oluşturuyor. Yeterli su alımı, beynin normal fonksiyonlarını yerine getirmesi, dolayısıyla hafızamızın da normal çalışması anlamına gelir. Bu yüzden beyin aktivitesini geliştirmek için de yine su tüketimi bizim için önemlidir. Su içmek böbrekler için de hayati önem taşıyor. Böbrek hastalığından korunmak için de yine aynı şekilde su gereklidir. Su kan hacmini artırır. Hücreler gerekli oksijen ve besini su sayesinde bir yerlerden bir yerlere taşırlar. Bu da demek oluyor ki bizim kalp aktivitemiz ve kalp sağlığımız için de yine aynı şekilde su tüketimi önemli. Kabızlığın önüne geçmek için de su tüketimi tek başına yeterli değil ama düzenli beslenme, egzersiz ve büyük bir paydayı oluşturan su tüketimi ile kabızlığın önüne geçmemiz mümkün” şeklinde konuştu. Günlük en az 2-2.5 litre su içilmesi gerektiğini kaydeden Uçan, “5 yaşındaki bir çocuğun bile günde 1,5 litre su tüketmesi gerekiyor. Ergenlerde bu durum 2-2,5 litreye kadar çıksın istiyoruz. 70 yaşındaki bir bireyi baz alırsak, günlük 2,1 litre su tüketimi gerekiyor. Bunu yaz ayı kış ayı diye elbette ki ayırmıyoruz. Kışın hiç ihtiyaç duymasak da aynı miktarda suları mutlaka tüketelim. Yazın terlediğimizden dolayı su tüketimimizin miktarını artırmamız gerekiyor” diye konuştu.


Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Antalya Haber Sunucu